27 May 2009


GİTMEK…

Yazmak için sabırsızlandığım sözcükler uçuşuyor içimde. Ama o kadar çok şeyi birden anlatmak istiyorlar ki hepsini birden, bir küçük yazının çerçevesine sığdıramıyorum. Birinin tutmasam kanatlarından, koymasam bu satırlara yarım kalmaz mı öykümün bu bölümü.. ?

Neyse deneyelim:
Kaç yıl ister birini gerçekten sevmek? Kalbinizdeki hatrı sayılır hesap sahiplerinin içine koymak için “onu” kaç zaman şartınız var? Benim uzun zaman almıştır hep birini gerçekten sevmem, anlamam. Taşınmaz ruhsal varlıklarım azdır bu yüzden.

“O” bu tabumu yıkalı az oldu… Her ne kadar anlamam biraz zaman alsa da çözdükten sonra koca bir tebessümle içimden “Aaaa çok kolaymış” dediğimi hiç unutmam. Olduğu gibi kabul edilmek istiyor sadece, tüm renkleriyle. Her birimizin içteniçe istediği ama onun gibi net bir biçimde ortaya koyamadığı gibi (İçinden geldiği gibi olamadığı zamanlar heykel gibi kasılır beyaz teniyle uyum içinde :) )

Bu kısa zamanda bana kattığın griden yeşile, siyahtan pembeye tüm renkler ve taşınmaz ruhsal varlıklarımın arasına yüzündeki o kendinden emin sırıtışınla bir güzel kurulduğun için bir teşekkür yazısı bu. Ve zaman seni unutmama izin vermesin diye hayata asılmış bir not sadece.
Bırakırsam yaşlar taşacak gözlerimden ve bir kasvet bulutu saracak ruhsal atmosferimi. Ama bu kez istemiyorum onları. Islatıp bozmayacağım öykünün süslü satırlarını. Her yeni başlangıç gibi umut dolu bir başlangıç bu. Aşk dolu … Hayatın aynı sayfalarında akıp giderken öykümüz “o” sayfa değiştiriyor sadece. Başka bir sayfada devam edecek kaldığı yerden.

“O” kendini biliyor, gitmek üzere… Çok sinir olduğumuz reklamda bizi dehşete düşüren “Bu kadar mı yani hayata bıraktığımız iz” sorusunun yanıtını değiştiriyorsun şimdi. Git ve başka sayfalara da bırak kendine özgü izlerini. Umarım benim de senin kendi öykünde bıraktığım iz silinmez ve anlamlı bir iz olmuştur…
Bunca çırpınması kelimelerin içimde sayfalarımız erkenden değişiyor diye.
Yine de buluşmak üzere ;)

Sevgiyle,
Bettra…

4 yorum:

  1. Okurken ruhundan tasanlari, icimde birseyler kiprasti yine.. Gene dedim yapti yapacagini, gene dedim beni aldi goturdu buralardan uzaklara.. Dusuncelerini nasil bu kadar guzel ifade ettigini gordukce, o cok sevmedigimiz reklami neden hic ama hic sevmedigimi bir kez daha anliyorum, malum cok daha farkli olabilir yasamlarimiz, degil mi? Beyaz tenli minik manyak simdi kendine yeni bir yol ciziyor, bize kattiklariyla unutulmayacak, bizim ona - umuyorum ki- kattiklarimizla daha da cogalarak..
    ( bir gun kapisini calacagiz o ayri! :D )

    YanıtlaSil
  2. Cok guzel yazmissin Bettra. Bir yandan huzun, bir yandan umut doldu icim.

    Kolay sevemeyenlerden biri...

    YanıtlaSil
  3. Teşekkürler Nurvenur. Hüzünlü ama yine de umutlu anlarda yazıldı...

    YanıtlaSil
  4. bulusacagiz tabii ki, dostluklar kolay kurulmuyor, araya mesafeler de girse, gonuller ayri kalamiyor:)

    YanıtlaSil