4 Haz 2009

MTV SİNEMA ÖDÜLLERİ SAHİPLERİYLE BULUŞTU !


Çok geç kalmış bir yazı oldu bu ama ancak yazabiliyorum. Önce ödül alanları bir kez de buradan duyuralım:
En İyi Film: Twilight !!!
En İyi Erkek Oyuncu: Zac Efron ( High School Musical 3: Senior Year)
En İyi Kadın Oyuncu: Kristen Stewart
En İyi Kötü Karakter: Heath Ledger (The Dark Knight)
En İyi Komedi Performansı: Jim Carrey, Yes Man
En İyi Dövüş Sahnesi: Robert Pattinson & Cam Gigandet (Twilight)
En İyi Öpüşme Sahnesi: Kristen Stewart & Robert Pattinson (Twilight!)
Gelecek Vaad Eden Kadın Oyuncu: Ashley Tisdale (High School Musical 3: Senior Year)
Gelecek Vaad Eden Erkek Oyuncu: Robert Pattinson
En İyi Şaşırtan Sahne: Peeing In The Sink (Amy Poehler in Baby Mama)
En İyi Film Müziği: Milley Cyrus “The Climb”, Hannah Montana: The Movie

Yazının asıl konusunu beni tanıyanlar eminim tahmin etmişlerdir: Twilight…
Okuyacaklarınızın sinema okumuş bir film koliğin kişisel görüşleri olduğunu aklınızın bir köşesinden çıkarmayan olur mu?

Bir Twilight hayranı olarak filmin En İyi Film ödülüne layık bulunmasına tabiki çok sevindim. Yine de bunun filmden çok hikayenin ve o hikayeye aşık olan milyonların başarısı olduğunu düşünmeden edemiyorum (Milyonlarca insan sürekli filmi, kitapları konuşuyor. Hikaye devamlı farklı yönleriyle ele alınıyor. Sahneler, olayların resmedilişi kritize ediliyor. Olasılıklar tartışılıyor. New Moon’un çekimleri, filmin starlarının her adımı yakından izleniyor.Ve bu yakın takip seriyi ve içinde geçenleri en azından şimdilik hiç sönmeyen yıldızlar arasına koyuyor. Gerçi bütün bunlar zaten film başarılı olduğu için oluyor). (Elbette kazanılan MTVnin ödülü, Oscar değil :) Bunu da dikkate almak gerek).

Kendi kulvarında farklı bir çizgi yaratmış ve türe yeni bir soluk getirmiş olması Twilight’ı farklı bir rafa kaldırıyor demiştik. Ve itiraf etmeliyim ki “benim aşktan anladığım şeyleri” uzun süredir bu kadar güzel anlatan ve bunu acıtmadan, kanatmadan yada ağlatmadan dozunda yaşatan bir film izlememiştim. Hem uzak hem yakın, hem imkansız hem de zaten var olan bir aşkı izledim ben Twilight’ta ve ona bu yüzden bağlandım.

Filmde başarılı bulduğum noktaları özetlemek kolay:
1. Hikaye güzel 2. Anlatım yalın ve akıcı 3. Kameranın karakterler ve olay akışına göre anlatıma kattıkları ( Örneğin Bella'nın ilk sahnelerdeki anlatımıyla, hayatına Edward girdikten sonraki anlatımı arasındaki fark. "Büyük şehirde küçük kız" durumu geniş dışardan çekimlerle ifade edilmiş. Soluk, zayıf renkler, net olmayan, değişkenliği ve hatta savrulmuşluğu veren görüntüler Edward'ın hikayeye girmesiyle değişiyor. Ve heyecanı düşürmeden daha durağan bir şekilde yansıtılıyor. 4. Ana karakterler başarılı . 5. Mekan seçimleri başarılı.
Öte yandan neyin eksik yada yetersiz olduğunu ifade etmek zor:
1. Belki bir gençlik filmi olduğu için (Gerçi “Grease” de bir müzikal olmasının yanında aşk ve dans dolu başarılı bir gençlik filmiydi..).
2. Vampir filmlerini ve diğer tüm fantastik filmleri çok sevmeme karşın belki bu tarz filmleri “küçümseyen” eş dosttan yersiz yere etkilendiğim için (Bir filmin başarılı olması için mutlaka özgürlük savaşlarından söz etmesi yada toplumsal sorunlara yooğunlaşıp sisteme gönderme yapması gerekmiyor elbette).
3. Filmde bariz olarak sıradan izleyici gözüyle bile görülebilen hatalar nedeniyle.


Filmin aldığı ödüller içinde “En iyi Dövüş Sahnesi” beni en çok şaşırtanı oldu çünkü bunu gerçekten hiç beklemiyordum. Bale salonunda geçen sahneyi defalarca izledim ve James’in dediği gibi “oldukça dinamik” olduğunu düşünüyorum. Yine de sizce “En iyi dövüş sahnesi” bu sahne mi? Pattinson’un burada James’le dövüşü sırasındaki mimiklerini tıpkı “beysball” sahnesinde James'e meydan okuyan bakışları gibi yeterli bulmuyorum. Baktığımda aslında hissediyor olduğu nefreti, öfkeyi yada korkuyu göremiyorum gözlerinde (Bella’yı sokak serserilerinden kurtarırken yüzünde ki ifade çok çok daha başarılı ve takdire değerdi). James’i canlandıran Cam Gigandet dövüş sahnesinde Pattinson'a kıyasla daha başarılı. Başarılı dövüş sahnesi dendiğinde aklıma Fight Club geliyor ve bunu baz almadan edemediğimden Twilight’taki sahneyi bu başarıdan oldukça uzak görüyorum. Sanırım bu da daha çok sevenlerinin başarısı :)


Ve “En İyi Öpüşme Sahnesi”.. İşte bu gerçekten hak edilmiş bir ödül ! Sahneyi tek başına hikayenin kalanından bağımsız izlerseniz aynı fikri paylaşmayabilirsiniz. Öte yandan filmi başından izlediğinizde ve hikayenin bütünü bildiğinizde (ki elbette her sahnenin aynı yöntemle değerlendirilmedi gerekir) sahnenin Bella ve Edward arasında ki aşkın kendi atmosferini ve içinde bulundukları durumu ne kadar iyi yansıttığını görebilirsiniz. Bella bir insan olarak fiziksel açıdan ne kadar kırılgansa Edward bir vampir olarak çok daha güçlü. Tüm sevgisiyle yaklaştığında onu incitmesi içten bile değil. Çok zor ve aslında imkansız bir öpücüktü bu. İlk öpücüktü ve ikisi de tam olarak neyle karşıya karşıya olduklarını bilmiyorlardı. Tutku ve masumiyetin aynı anda resmedildiği çerçervede Edward’ın yaşadığı çekince, Bella’nın tehlikenin hala tam olarak farkına varmamış yada farkında ama bundan yine de hoşlanır olması ancak o kadar iyi yansıtılabilirdi. İki oyuncu arasındaki kimya ve kesinlikle kendilerine has elektirik sahneyi (ve tabiki filmi) başarılı kılan temel unsurlardan.


Kristen “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü alırken Robert’ın “Gelecek Vaad Eden Erkek Oyuncu” ödülünü almasını Kristen’in daha eskilere dayanan tecrübelerine ve Robert’a göre daha uzun olan filmografisine bağlıyorum (Burada fanların çok etkisinin olmadığı açık. Olsaydı Robert hiç kuşkusuz “En İyi Erkek Oyuncu” olarak isimlendirilirdi). Bu kıstaslar elbette oyunculuğuna yansıyor. Utangaç, içe dönük ve sakar Bella karakteri, Kristen'la kelimenin tam anlamıyla hayat bulmuş. Robert’ınsa gelecek vaad ettiği açık. Ama bu konuda net olmadan Harry Poter ve Twilight’tan daha fazlasını izlemek gerek diye düşünüyorum. Bu nedenle Little Ashes, The Summer House ve How To Be mutlaka izlenmeli diyorum. İzler izlemez de fikirlerimi paylaşacağım.

Önce Meyer’ın, sonra Hardwick’in ve elbette sevgili Robert, Kristen ve tüm oyuncuların ellerine, emeklerine sağlık. Diliyorum her biri yollarında çok başarılı olup bir gün Oscar’la da buluşmayı başarabilirler.

Sevgiyle,
Bettra…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder