3 Kas 2009

ESKİDEN...

Neden pazar günleri evden çıkılmazdı acaba? Herkes evde oturur, gazete okur, ödevlerini yapar, pazar sineması seyreder, yemek yapar yada ev toparlardı..Bu yüzden mi nefret ederdik pazar günlerinden? Geçmek bilmeyen sessiz saatlerden..?
Neden beklerdi tüm ev halkı babanın da sofraya iştirakini? Neden bir tek kişi bile eksikse dokunulmazdı bekleyen çorbalara? Daha mı çok sever, sayardık o zamanlar birbirimizi? Daha mı az seviyoruz şimdi? Çok muz açız?
Neden haftada bir yada en çok 2 kez banyo yapılır ve bunlardan biri mutlaka pazar günü olurdu? Şimdi daha mı pisiz ? Yada o zamanlar kaynaklar kıttı da şimdi bolluk içinde miyiz?
Tüm aile bir tek şampuanı kullanır, aynı sabunla yıkanırdık. Hepimizin ayrı ayrı şampuanlarının olmayışı fakirliğimizden miydi?
Bayramlıklar vardı, arife akşamı çocukların başucunda bekleyen.. Artık kaç çocuk baş ucuna koyuyor bayramda giyeceği yeni kıyafetlerini? Kaçı büyülenmiş gözlerle seyrediyor yeni pabuçlarını?
İlk okul çağındaki çocuklar o zamanlar akşam 8.30da yatırılırdı. Adile Naşit'in "iyi uykular"ından sonra. Şimdi daha mı az uykuya ihiyacları var da 8.30da yatan bir tek çocuk bile tanımıyorum.
Okulun en haylaz, en tembel öğrencileri bile bir öğretmenle karşılaşınca ceketini ilikler, kendince saygı gösterirdi. Ne oldu da öğrenciler "Çıkışta görüşücez hoca" diye tehditler savurmaya başladılar?
Aşk başkaydı eskiden. Uzun sürerdi. İncitirdi. Kimi yine gelip geçerdi ama bıraktığı bir iz, hatıralarda bir yeri olurdu.. Aşkı, kullanıp attığımız kağıt mendillere benzetmek hiçbirimizin aklına gelmezdi. Eskidendi, geçti mi?
Kızlar 18inden önce makyaj yapmaz, saç boyatmaz, oje sürmezlerdi.. Annelerin verdiği öğütler dinlenir, hiç değilse korkulup çekinilirdi. Şimdi daha mı çirkinler de yüzlerinden fondoten, ellerinden manikür, saçlarından röfleler eksik olmuyor.? Yoksa annelerin umrunda mı değil kimin hangi yaşta ne yaptığı? Yada kimse içinde ne olduğuyla ilgilenmiyor, görüntü varsa yetiyor mu cemil cümleye?
Bayramlar, bayram içindi ben küçükken. Ziyaretler içindi. Artık aramızda olmayanların yeni evleri ziyaret edilir, ruhlarına dualar gönderilir; hala yanımızda olanlar yalnız bırakılmazdı. O zamanlar da telefon vardı ama bayram kutlamaları telefonla geçiştirilmezdi. Yüzler görülür, eller öpülür ve tatlı yenir tatlı konuşulurdu. Uzaklarda kalanlar bayram kartları atarlardı kendi el yazılarıyla. Hasretle öperlerdi.
Aslında o zamanlarda da tatile gidilir, eğlenilirdi. Sadece şimdiki gibi bayramlarda kaçılmaz, 5 yıldızlı dört duvar aralarında 5 gün geçirilip 12 ay taksitleri ödenmezdi.
Yaşlılar dinlenirdi. Aynı anılar, hikayeler onlarca kere anlatılır ama yine de her seferinde ilk kere duyuluyormuş gibi dinlenirdi.. Şimdi neden annanelerin, babannelerin, büyük babaların hiçbir sözlerine sabır gösteremeyişimiz? "Sen anlamazsın babalık" tavırlarımız, bıyık altından gülmelerimiz, "offf yine mi" ifadelerimiz onlardan çok bilişimizden mi?
Mektup yazmak zahmet olarak görülmezdi.. Özenle yazılır cevabı dört gözle beklenirdi.. Şimdi ne değişti de telefon mesajı yazmaya bile üşenen insanlar olduk?
Pişen yemekten komşulara da düşerdi elbet. Kokusunu duyana tadı da gönderilirdi. Komşuların hepsi tanınırdı. Hastalandıklarında, yeni taşındıklarında bir kap çorba çok görülmezdi.. Bunu yapabilecek zaman, akıl edebilecek incelik vardı.. Tanımadıklarımıza, kapıyı açmaya bile çekindiğimiz insanlara komşu denmezdi. Şimdiki gibi sadece gürültü yaptıklarında kapıları çalınıp agresif bir ses tonuyla alt katta bu gürültüyle yaşamanın mümkün olmadığı anlatılmazdı..
Eskiden muhtaca yardım edilir söylenmezdi. Şimdiki gibi yapılan yardımlar anons edilmezdi.

Uzar gider bu satırlar.. Pekçok şeyi yapar pek çoğunu da yapmazdık eskiden.. Aynı kalmamız mümkün değil biliyorum. Değişmememiz mümkün değil. Ama bu değişimde sizi de rahatsız eden bir şeyler yok mu?

Bettra.

7 yorum:

  1. of bunlar çok gerçek
    üzerinde düşünmemek en iisi

    YanıtlaSil
  2. Belki de üzerinde düşünmekden vazgeçtiğimiz içindir "kendimizden" bu kadar uzaklaşmamız..?

    YanıtlaSil
  3. tam olarak o diil aslında ;
    biz yeni olana hep özendik, hep daha da yenisini istedik, eskiyi düşünmeye gerek kalmadı,gerek görmedik yani bi anlamda.
    ve sonra bi baktıkki çok rezil olmuş herşey.
    tüm herşey,tüm detaylar olması gerektiği gibi bakma sen.herşey planlandığı gibi.yani bak içkiyi bırakmaya çalışıyorum son zamanlarda, derinlerden çıkmaya çalışırken, tekrar diplere daldırma beni :)

    YanıtlaSil
  4. Bir de söylemeden edemicem.

    Ben Pazar günlerini Bizimkiler dizisi yuzunden sevmezdim. Hic sevmedim. Hala sevmiyorum.

    YanıtlaSil
  5. A evet bir de o vardı :) Hımm ben sevmekle sevmemek arasında bir yerdeydim sanırım...

    Sevgiler,

    YanıtlaSil