7 Oca 2010

CEHENNEM YERİ

Cehennem içimizdedir aslında.
Doğmadan tam solumuza yerleştirir Tanrı , kor alevlerin harlanacağı kazanı.
Kapısına "Vicdan" yazar koca harflerle.
Ve yaptıklarımız için, önce bu dünyada cezalandırır bizi.
Vicdan azabıyla dağlar kararan yüreklerimizi.
Böylelikle umud eder en az doğdumuz gün kadar insan olabileceğimiz günleri.
Doğarken mühürlüdür cehenneminizin kapıları; ilk günahla, yaktığınız ilk can, yediğiniz ilk hakla çözülür mühürler.
Sorun şu ki canınızı en çok yakan ilk günahınızdır.
Bir daha yapmayacağım diye diye üfler söndürürsünüz göğsünüze dalan alevlerin kor dilini. Alevler diner bir müddet sonra.
Yeniden masum hissedip sayfaların kara lekelerini siler, izlerin üzerine basar geçersiniz.
Sonra başka bir günahla yeniden ışık alır cehennemin kırmızı duvarları.
Gitgide büyür alevler, dumana boğar ciğerlerinizi de soluk almak keskin bıçaklar gibi acıtır boğazınızı.
Aldığınız her solukla harlanan alevler arasında ezilir kalbiniz.
Çürürsünüz.
Sonra .. sonra ..
Yine bir can yakıcı solukla dha üfler yine söndürürsünüz yangın yeri kalbinizi.
Vicdanın azabı diner.
Ve bir başka günah, bir yenisi daha derken cehennem olur ruhunuzun doğal atmosferi.
Görmezsiniz, bilmez, fark edemezsiniz dün kimdiniz, bugün kim?

Can yakmaz ilk günahtan sonrakiler.
Kalp kararır, vicdan ölür.
Geriye kara kara ruhlarla dolmuş bedenler kalır.

Bettra

6 yorum:

  1. evet can yakaz ilk günahtan sonrakiler. ne de olsa alışmak en büyük günahlardan biri değil mi...

    YanıtlaSil
  2. Alışmak bazen acı, bazen zarar ziyan ve evet bazen de günaha açılan kapıdır. Aslında kimi zaman hemen hepsidir sanırsam..

    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  3. Görmezsiniz, bilmez, fark edemezsiniz dün kimdiniz, bugün kim?

    Can yakmaz ilk günahtan sonrakiler.
    Kalp kararır, vicdan ölür.
    Geriye kara kara ruhlarla dolmuş bedenler kalır.

    muhteşemsin sen...yazan ellerine ve düşünen beynine saglık...

    YanıtlaSil
  4. "Gençliğimizin başlarında hayatımızın geleceğini düşünürken perde açılmazdan evvel bir tiyatronun önünde oturan ve büyük bir mutluluk, heyecan ve istekle başlayacak olan oyunu bekleyen çocuklara benzeriz. Perde açıldığında olacakları bilmemek bir bahtiyarlıktır. Eğer olacak olanları önceden görebilseydik, o çocuklar bize zaman zaman masum mahpuslar gibi görünebilirdi - doğru, ölüme değil, ama hayata mahkum edilmiş ve hala bu mahkumiyetlerinin ne anlama geldiğinin farkında olmayan mahkumlar. Böyleyken yine de her insan ihtiyarlık yaşlarına ulaşmayı ister, yani bir hayat durumuna ki, "Bugün kötü, yarın daha da kötü olacak ve hepsinin en kötüsügelip çatıncaya kadar böyle devam edecek"den başka söylenecek söz yoktur hakkında."

    Schopenhauer

    YanıtlaSil
  5. Sevgili Oturan Göbek,
    Paylaştığın için teşekkürler. Karamsar gözlerle bakarken gördüklerimizi ne kadar güzel özetlemiş...

    Sevgiler,

    YanıtlaSil