24 Şub 2010

"BEN" KALABİLMEK

Yaşi ilerledikçe başka biri oluyor insan.. Kendini unutup başka birine yeniden doğuyor..
Yolun başındayken daha doğal tepkiler veriyoruz insanlara ve olaylara. Daha biz gibi, içimizden geldiği gibi. Ve hatta daha insan gibi.
Sonra toplumsal öğretilerle beslenip, onlarla yoğrulup içine birer tutam bencillik, hırs katıp aynı anda hem insanlara ve olaylara beklenen tepkiler vermeye hem de sadece kendimizi dikkate aldığımız kararlar almaya başlıyoruz. Sevilip, onaylanmak ve ayakta kalan olmak için.. Can sıkmayı, istenmeyen kişi olmayı kim ister ki değil mi? İşte sırf bu yüzden kendimizi unutup başka biri oluyoruz. Ve yıllar sonra, olduğumuz bu yeni insanı kendimiz sanıyoruz. Aslında biz dışında herkes oluyoruz. Takıp maskelerimizi yüzümüze bize uygun görülen karakterleri canlandırıyoruz maskenin altındaki mutsuz yüze bakmayı reddederek. Başkalarının doğruları, zevkleri ve yargıları ile yaşıyoruz hayatlarımızı. Çok azımız başarabiliyor kendisi gibi kalmayı.
Hatırlıyorum çok kıskanç olduğum ilk gençlik yıllarımı. Arkadaşlarını, sevdiklerini paylaşamayan o deli kızı..
Sevdiğini de sevmediğini de dile getirebilen; dilediği gibi, dilediği zaman ve yerde olan, protokolden ve politik - kişisel ilişkilerden haz almayan ve dolayısıyla yapay olan her şeyin dışında kalabilen kızı.. Ben o kızı özledim. Kim ne der diye düşünmeyen, arasını bulmaya çalışmak için yorulmayan, kendinden vermeyen ve öfkelendiğinde bunu paylaşabilen kızı özledim. Bazen aynaya baktığımda gördüğüm maskeler o kadar üstüste binmiş oluyor ki özlediğim o kızı görmekte zorlanıyorum.

Kendiniz değilseniz bilmediğiniz tanımadığınız başka birileriyseniz artık, maskenin altında kim olduğunun ne önemi var..? Size de maskenin altı boş görünmüyor mu..?

Sevgiler,
Bettra.

2 yorum:

  1. Kimsin sen?
    Hangi addan çağırmalı seni
    Aynalardan hangi yüzünü toplamalı
    Gidip de geldiğin yerlerden
    Hiç yer edin(e)mediğin yüreklerden
    Terk ettiğin ve edildiğin tüm iyi niyetlerden
    Hangisini sadece sana yormalı...

    Ne hayalin var?
    Kaçına sahipsin, kaçında mağlup
    Zamanın neresinde takılı aklın
    Kaç tekbaşınalığın çoğaltırken seni uçsuz bucaksız
    Hangi kalabalıklarda azalıp kaldın?
    Sahi kimsin sen?
    Ne kadar kendinsin
    Ne kadarına bir yabancı
    Avuçlarında hangi yaşamların gizleri saklı...

    Gittiğim ve geldiğim yerlerden, zamanlardan bir türlü yetinemediğim, sığınıp da kendi içime kendime yetmelerimden, yaşayıp yaşayıp ölmelerimden ve her seferinde yinelemelerimden, hayatın tam da bitti dediğim yerinden kendimi yeniden bulup çıkarmalı. Ay bir sis bulutunun ardında şimdi. Güneşten çok uzak. Güneş belki de bir tuzak. Bil(e)mediğim...

    Sahi kimsin sen?
    Ne hayalin var?
    Hangisi gerçeğin?

    diye yazmışım bir zamanlar kimsin sen diye soran bir filmin ardından...

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Beenmaya,
    Çok güzelmiş. Çok anlatmış demek istediklerimi.
    Benden bile çok.
    İnsanın etrafındakilerden çok yalnızlığından beslendiğine inanan ben özellikle bunu beğendim:

    "Kaç tekbaşınalığın çoğaltırken seni uçsuz bucaksız
    Hangi kalabalıklarda azalıp kaldın?"

    Çok teşekkürler paylaşım için.
    Sevgiler,

    YanıtlaSil