7 Nis 2010

ANGEL, IV

"Başka kim olabilir ki?" diye mırıldandı hipnotinize olmuş insanlar gibi tek bir saniye bile gözünü ayırmadan eve bakmayı sürdürürken.
"Bu sakinliğimden gerçekten nefret ediyorum. Akıl sağlığı yerinde olan birinin, kimse kim, diyerek buradan uzaklaşması gerekmez mi? Ama hayır benim kalıp görmem gerekiyor. Çünkü başım henüz yeteri kadar dertte değil. Ve eğer bütün bunları yapan başka biri olsaydı suratına koca bir şamar atıp onu kendine getirmek benim için büyük bir zevk olurdu doğrusu"
Truli kendi kendine kızmaya devam ederken ve içinde bir yerlerde aynı anda hem tarif edemediği bir endişeyi ve hemde korkmasına gerek olmadığını fısıldayan düşüncelerin hangisini dinlemesi gerektiğine karar veremezken evin kapısının ağır ağır açıldığını sandı. Şaşkınlık içinde birkaç adım daha ilerlemesi de bundan sonra oldu. Yaklaştıkça hiçbir şey sanmadığını kapının gerekten açık olduğunu gördü.

"Neden kimse yok?" ..

Kalp atışlarını büyük orkestralarda ki koca davullar gibi güm güm sesleriyle kulaklarında duyarken nefes almak çok zordu. Ve birden buz gibi olduğunu hissetti. İçi titrerken kollarını kendine sardı. "Belki de sadece dünyadaki varlığım bu salak merakım yüzünden buraya kadar olur ve hep birlikte kendimden kurtulmuş oluruz" diyerek olanlara hızlıca mantıklı ve şuanda ihtiyaç duyduğu gibi iyimser bir açıklama getirmeye çalışıyordu:

"Pekala yokuşun dibinde benden başka biri vardı. Bana tuhaf bir şekilde de olsa yardım etmeye çalışan biri. Bu kasabada tanıdığım herkes Ölü Orman'da sadece Angel'ın yaşadığını söylemiyor mu? Anlatılanlar doğruysa bana yardım eden de Angel olmalı. Yani belki de insanların düşündüğü kadar kötü biri değildir. Belki de bir ucube yada ona benzer bir yaratıktır ve insanlar ondan bu yüzden korku..."

Kapı ardına kadar açıldığında Truli nasıl olduğunu göremeden ve anlayamadan bir gölge çok büyük bir hızla (gerçekten çok büyük hızla!) kapıdan çıktı ve ve sadece birkaç adım ötesinde durdu. "Muhtemelen bu geç ve salakça bir kaçma zamanı" diyerek Truli yarasından, yorgunluktan ve heyecandan artık onu taşımakta hiç de hevesli olmayan bacaklarını zorlayıp elinden geldiği kadar hızlı bir şekilde arkasını döndü ve koşmaya başladı. Birinin ona "Lütfen gitme" diye seslendiğini duyduğunda koşmaya devam ederken başını çevirip arkasına baktı ama kimseyi göremedi. Yavaşlayıp durdu. Evet kimse yoktu. Az önce gördüğüm sadece bir hayal miydi peki, derken aynı sesi bu kez çok daha yakınında duydu:

"Merhaba"

Truli korkuyla olduğu yerde sıçrayarak önüne döndüğünde onu gördü. Çok kısa biran için gözlerine baktığında onun eskiden tanıdığı biri olduğuna yemin edebilirdi ama kim olduğunu yada onu ne zaman nerede tanıdığını hatırlayamayacağı kadar eskiydi bu tanışıklık. "İnsan.. insan bu kadar muhteşem birini nasıl hatırlayamaz", diye düşündü bakışları elinde olmadan hayranlığa dönüşürken. Ses tekrar:

"Merhaba" dedi.

Ama Truli kafasında onlarca kelime fırtınaya tutulmuş yapraklar gibi savrulurken içleriden bir tanesini alıp seslendiremiyordu. Dili tutulmuş gibiydi. Zaman durmuş, Truli karşısında bu adamla fırtınanın ortasında küçük bir hortum olmuş hızla dönüyordu. Ve hortumdan kim çıkabilirdi ki? Taki fırtına dinene ve hortum kendi isteğiyle gidene kadar.. Adam bakışlarını kaçırdı ve Truli sonunda bütün gücüyle konsantrasyonunu toparlayıp fısıltıyla :

"Merhaba" diyebildi.

"Ben korkuttuysam özür dilerim. Niyetim bu değildi"

Truli korkmaktan daha çok hızla geri dönen fırtınaya birkez daha kapılmıştı. Gözlerine, yüzüne bakıp büyülenmemek yada ahenkli sesini duyup mantıklı bir şeyler düşünebilmek çok zordu.

"Ve ben Alexander, Truli. Sanırım beni arıyordun"..

"Alexander mı? Alexander mı dedi? Peki ya Angel?

Alexander aklından geçenleri okumuş gibi:

"Yada senin bildiğin haliyle: Angel"

"İnsanlar çıldırmış olmalı. Senden nasıl yada neden bu kadar korkuyorlar ki?"
diye sorduğunda sonunda düşüncelerinden birini seslendirebilmişti ama bu kez de o kadar aptal ve yanlış bir şey söylemişti ki o anda gerçekten ölmeyi diledi.

"Belki kendilerine göre geçerli nedenleri vardır Truli"

Bettra

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder