8 Ağu 2010

Hafta sonu tatilim pazar öğleden sonra saat üç civarlarında sona eriyor benim. Ertesi gün sabahın köründe kalkmam gerektiğini, tekrar aynı yolları çekip aynı masaya oturup aynı işleri yapacağımı düşünerek kalan saatlerimi keyifsiz geçirmek konusunda hiç düşmeyen bir başarı grafiğim var. Ahh pazar öğleden sonralarından nefret ediyorum ! Tam kendime biraz zaman ayırmışken, bir parça dinlenip keyif çatabilmiş, huzuru yakalabilmişken tüm bunlardan tekrar kopmaktan, strese, çözümsüz işlere geri dönmekten.. Ve pazar akşamlarından ve pazartesi gününün mesai bitimine kadar olan her dakikasından. Hafta içi beş gün çalışıp buna alışamazken ikigün tatil yapıp buna kolayca alışabilen halimden de pek hoşnut olduğum söylenemez! "Azıcık hastalansam ne var?" diyen, az kaldı, işte bitti koca haftasonu diye mızırdanan kızı hiç sevmiyorum... Ne var yani pazar günleri "oh sonunda bitti yarın işe dönüyorum" diyebilseydim. Vardır değil mi böyle ütopik karakterler :)

Evet bugün haftanın ilk günü. Güzel başla ki güzel devam etsin, olumlu düşün olumlu şeyler olsun vb hayatı kolaylaştırmaya yönelik fikirler bu 1,5 günde işlemiyor. Aklım bunu yemiyor. Ruhum bu sözlerle avunmuyor. Ben eve dönmek istiyorum. Serin yatağıma uzanıp gerine gerine uyumak, uyanıp ohh bugün iş yok deyip tatlı kısa şekerlemelerle devam etmek istiyorum. Güzel rüyalar görüp güne gülümseyerek başlamak istiyorum. Cuma akşamlarının dayanılmaz hafifliğini hissetmek istiyorum.

Her neyse şimdilik bu ayağı yere basmayan dilekleri birkaç gün erteleyip gerçekleşme olasılığı daha yüksek bir şeyler mırıldanıyorum ve bu koyu renkli günün göz açıp kapayıncaya kadar sona ermesini diliyorum :)

Sevgiler,
Bettra

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder