22 Ara 2010

AŞUREEE !

Oğlumla kavuşmamıza ksımetse sadece iki ay kaldı. Şubat ortası gibi minicik bedenini kucaklayıp, onu ne kadar çok sevdiğimi gösterebilmek için sabırsızlanıyorum. Bu, tahmin edersiniz ki benim artık koooocaman bir insan olduğumu gösteriyor. Eğilemiyorum, oturken, yatarken ve kalkarken zorlanıyorum ve bu sıralar beni en çok zorlayan işlerden biri de ayakkabılarımı bağlamak. Iııhh çok rahatsız :( Her neyse konu şu ki bu kocaman halim bile engel olamadı gidip buğday, kayısı, incir, fındık, ceviz falan alıp işe koyulmama. Yılın en sevdiğim zamanlarından birindeyiz: Muharrem Ayı !

Aşure ! Ben de uyandırdığı anlamların hakkını veriyorsa bence dünyanın ennn lezzetli ve en karşı konulmaz tatlısı! Günde üç kase yediğimi, geceleri uyanıp yediğimi, sabahları uyanıp bir kase daha yediğimi ve sonra karın ağrısı çektiğimi, canım annem yapıp dağıttığında ve buzdolabının en az iki rafı silme aşureyle dolu olduğunda bile "Offf anne bu kadar dağıtmamıza ne gerek var? Biz ne yiyeceğiz şimdi !?" diye sızlandığımı hatırlıyorum :) Yaş ilerledikçe bu kadar fevri tatlı yiyemiyoruz tabi ama aşure hala en favori tatlım...

Geçtiğimiz hafta cuma gününden girdim mutfağa, fasulye ve nohutu ıslattım. Cumartesi günü onları yirmi dakika kadar düdüklüde bir güzel haşladım ve sonra oturup nohutların zarlarını tek tek ayıkladım. Akşam kayısı, incir ve kuru üzümü yıkayıp suya bastırdım. Kayısı ve incirleri zevkime göre küçük boyutlarda doğradım tabi önce. Buğdayı da ayıklayıp yıkadıktan sonra üzerini geçecek kadar suda bir taşım kaynatıp altını kapattım ve gece boyunca o suda bıraktım. Nihayet pazar sabahı geldiğinde asıl konuya giriyor olmanın heyecanı vardı :) Buğdayı suyunu çekip şişmiş olarak buldum pazar sabahı. Üzerini geçecek kadar su ilave edip başladım pişirmeye. Kaynamaya başlayınca altını kısıp "helmeleşinceye" yani hani basit mercimek çorbası yaparken mercimekler yumuşar böyle birbirine karışır ya iyice hah işte o kıvama gelinceye kadar suyunu çektikçe üzerine su eklemek suretiyle buğdayı pişirmeye devam ettim. Buğday tencerede rahat dönecek kadar su olmalı tencerede, diğer malzemeleri ilave edeceğiniz zaman. Buğdayın kıvama gelmesi bir saatten fazla sürüyor. Tabi ağır ateşte... Baktım kıvam tuttu, buğdaylar iyice yumuşadı haşlayıp hazırladığım fasulye, nohut, kayısı, kuru üzüm ve portakal kabuğu rendesini buğdaya karıştırdım. İnciri bu aşamada karıştırmıyoruz ki aşuremizin rengi kararmasın. Bütün malzeme özdeşleşinceye kadar pişirdim. Bu da orta kısık ateşte yaklaşık yarım saat kadar sürüyor. Sonra şekeri ilave edip karıştırdım. Şeker aşurenin kıvamını sulandırıyor. On dakika kadar sonra ne kıvamda olduğunu anlarsınız. Malzemlerin rahatça karışmadığı, koyu kıvamlı bir haldeyse biraz daha sıcak su ilave edilebilir. Miktarı göz ve el kıvamı ile anlamanız gerekiyor. Benim ölçüm dediğim gibi aşurenin rahatça karışıyor olması. Şekerin yeterli miktarda olup olmadığını bir kaşıkla biraz tadarak anlayabilirsiniz. Aynı şekild şeker de su gibi sonradan ilave edilebilir az geldiyse. İndirmeye on dakika kadar kala kuru incirleri de ilave ettim. Pişirme işlemi tamamlanınca sıcakken kaselere pay ettim. Ve oda sıcaklığında soğumaya bıraktım. Aşureler ılıyıp üzeri sertleşince üstlerini süslemeye başladım. Bu aşamada iş tamamen sizin damak tadınıza ve yaratıcılığınıza kalıyor. Aşağıda benim süslemek için kullandığım malzemeleri görebilirsiniz. Bunlara iç ya da toz antep fıstığı, dolmalık fıstık, portakal kabuğu rendesi vb malzemeler ilave edilebilir. Aynı şekilde iç malzemelere de başka tatlar ilave edilebilir taze meyve ya da karanfil gibi. Miktarlarla da zevkinize göre oynayabilirsiniz. Ben aşağıda gördüğünüz miktarlardan resimlerde gördüğünüz hazır alüminyum kaplara koymak üzere 25 kase aşure elde ettim.

Kendim yaptım diye demiyorum ama pazar akşamı aşuremi yerken salgıladığım endorfin miktarı tavan yaptı :) Tazi de çok beğendi :) Zaman alan ve biraz zahmetli bir tatlı evet ama sonunda tattığınız lezzet ve bunu sevdiklerinizle, komşularla eşle dostla paylaşmak bütün o zahmete ve yorgunluğa değiyor...



Sevgiler,
Bettra...


İçi İçin:
500 - 600 gr aşurelik buğday

1,5 su bardağı nohut

1,5 su bardağı fasulye
250 gr kuru kayısı
250 gr kuru üzüm
150 gr kuru incir
7 su bardağı toz şeker
1 portakalın (orta büyüklükte) kabuğunun rendesi

Süslemek İçin:
Nar
Ceviz
Fındık
Kuş üzümü
Tarçın

4 yorum:

  1. bir türlü sevemedim şu aşureyi gitti. hani içinde sadece nohut vb şeyler olsa belki yiyeceğim ama kuru üzüm, kayısı gibi yumuşağımsı şeyler bozuyor işte beni :((

    bu arada küçük adamın ismi belli mi merak ettim :)))

    YanıtlaSil
  2. Himmm bu durumda sen de kendi asureni yapabilirsin belki ama sevmiyorsan onca zahmete degmez :( Hayir Taziyle hala ortak noktalarimizdan birini secemedik :) Belli olunca haber veririm soz ;)

    YanıtlaSil
  3. ben yedim i-na-nil-maz ! olmustu! :)muah

    YanıtlaSil