12 Tem 2012

küçük ŞEYLER...


Küçük şeylere önem veren birileri var mı hayatınızda? Mesela renkli bir kaleme bir dünya gülümseyen.. Ve farkında mısınız onların?
Damlaya damlaya göl olur.. Şeytan ayrıntıda gizlidir.. Az olmadan çok olmaz... Küçüğün, miniğin, detayların ve azın sandığımız kadar önemsiz olmadığını söyleyen bir kaç cümle..
Çok hızlı değişiyor her şey. Geceden sabaha hatta bazıları, biliyorsun ya .. Çok çabuk değiştiriyoruz bir çok şeyi. Evi, arabayı, tası tarağı, karıyı kocayı... Miyadı doluyormuş öyle deniyor. Eskiyor yıpranıyor. Ve atılıyor değiştiriliyor. Hayatımızdaki hemen her şey için o kadar çok alternatifimiz var ki alternatifler mevcutları önemsiz kılıyor. Sevgili arıza mı yaptı alternatifi var. Bilmem kaç senelik dostunuz eskisi gibi değil mi boşver yenisi var. Kitap sıktı mı, rafta okunmayı bekleyen renkli kapaklı daha nicesi var. Yeni aldığınız ayakkabı rahatsız mı, at gitsin. İndirim var! Janjanlı paketine aldanıp sepete attığınız çikolata hayal kırıklığı mı, çöp! Günlerdir reklamı yapılan innncecik bilmem kaç ekran teknoloji harikası televizyonunuz bir ay geçmeden eski teknoloji mi oldu? Üzülme yan odaya at, yenisini al! Yani hep "var". Daha iyisi, daha yenisi, daha güzeli, daha çoğu...

Her şeyin daha iyisinin, güzelinin, gösterişlisinin  olması ve bunların hemen her zaman erişilebilir olması insan evladının mutluluğunun önündeki en büyük engel gibi.. Doyma güdüsünü kaybetmiş yaratıklar gibi saldırıyor, kısa sürede sömürüp tüketip atıyor ve yenisine koşuyoruz. Öyle zor ki bu bolluk bereket içinde minik şeyleri görebilmek hissedebilmek onlar için şükredebilmek.. Klasiktir ya hani, otobüste bulduğun boş yer için mutlu ol denir. Kaç kişi kaldı etrafınızda bir boş koltuk için teşekkür edebilen? Hala posta kutusunda mektup bulmayı umabilen ve bunu gününün en güzel anı kabul eden? Yayaya yol veren ve kendisini başıyla selamladığı için gülümseyebilen.. İki yanı ağaçlı yoldan geçerken, yağmur yağarken, güneş doğarken, dalgalar kıyıya gelip giderken bunları görebilen duyabilen koklayabilen birileri kaldı mı etrafınızda ve farkında mısınız onların? Küçük notlar yazan ve bunun karşısındakini mutlu etmesini uman..? Can arkadaşının, okuldan eve dönerken her gün gözünün takıldığı dolgu topuklu siyah ayakkabıyı ona alabilmek için para biriktiren..? En sevdiği kitabın en sevdiği bölümünü defalarca okuyan ve her seferinde içinde kuşlar uçuşan..?  Canı kavun çeken ve kapıyı açtığında elinde kavunla gördüğü için eşini çılğlıklarla karşılayan? Filmin aynı sahnesine katılarak güldükleri için yanında oturan adama/kadına daha çok aşık olan. Bardağın boş bir tarafı olduğunu bilmiyormuş gibi yapan ve dolu kısmına her gün ilk defa görüyormuş gibi sevinen birilerini tanıyor musunuz?
Varsa daha sayısız örnekle çoğaltılabilecek bu küçücük, önemsiz şeylerle hala mutlu olmayı becerebilen birileri ve farkındaysanız onların değerlerini bilin sarılın, sevdiğinizi söyleyin, öpün, koklayın mutluluk dansınızı yapın onlara. Malum sayıları hızla azalmakta...

Sevgiyle,
Bettra

1 yorum:

  1. Kesinlikle çok hızlı değişiyor her şey artık ben bu değişimi sevmiyorum, ona ayak uydurmakla mı geçecek ömrümüz :(

    YanıtlaSil