7 Ağu 2012

GARİPLİKLER BAŞLIYOR - 5

Emirler vermeyi kerser misin? ....
İstediğini yaptım ve bir teşekkür bile beklemiyorum. Sadece biraz rahat bırak ve bir parça da kibar olmayı dene lütfen! .....
Alexander son kez söylüyorum: Bana emir vermekten vazgeç! Bütün gece çalıştık. Şimdi biraz uyusan ve ben de, sayende uyuyamayacağıma göre, en azından kafamı dinlesem?!
Harmony tam o sırada arkasını döndü ve aralık mutfak kapısına baktı. Bettra nasıl geri çekildiğini bilememişti. "Ahh lutfen beni gormemis olsun!" diye dua ederek parmak uçlarında merdivenlere doğru geriliyor hızla çarpan kalp atışlarını kulaklarında duyuyordu. İlk basamağa değer değmez dönüp olabildiğince sessiz ve hızlı bir şekilde odasına geri çıktı. Sanırım görmedi, diyerek derin bir soluk aldı.
Bettra yaklaşık onbeş yirmi dakika önce gözlerini açmış ve tamamen uyanana kadar tavanı seyretmişti. Elbette düşünerek.. Bu oldukça sık kullandığı bir kafasını toparlama ya da rahatlama yöntemiydi. Kafası karıştığında, endişelendiğinde, mutlu olduğunda yatağa uzanıp tavanı seyreder ve olanları düşünürdü. Bazen hayal de kurardı ve çoğu zaman kendisini gülümseyerek tavana bakarken bulurdu. Aslında bu sabah hem düşünüyor hem de hayal kuruyordu. Kendi ülkesinde, Türkiye'de, olsa ya da en azından büyük bir şehirde, eve bir yardımcı almak bu kadar sıkıntılı olmazdı. En azından bir yığın seçeneği ve o seçenekler hakkında fikir verebilecek başka bir yığın da referansı olurdu. Harmony kesinlikle yetenekliydi yine de uyuduğunda ya da uyandığında evi gerçekte hiç tanımadığı biriyle paylaşıyor olduğunu bilmek onu tedirgin ediyordu. Kimse onu işe almak için zorlamamıştı elbette ama hızlı karar vermişti işte! Evdeki sayısız işten kurtulmak ve bu sonsuz gibi görünen yalnızlığına bir son vermek için. Kızı işe almış ve şimdi de endişeleriyle başbaşa kalmıştı. İyi biri olmasını umuyordu. Birlikte yaşanabilecek kadar iyi ve normal biri. Eğer öyleyse diyerek hayaller kurmaya başlamıştı sonra. Bütün o saçma sapan zaman alan işlerden kurtulup sadece yazdığını.... Harika bir hikaye yazıp yayınevine gönderdiğini.. Ve fuarda masasının önündeki kuyruğu...

Yüzündeki gülümseme kulaklarına kadar ulaştığında "haydi tembel kalk ve hayal ettiklerini hayata geçir", diye sesli konuşarak kendini yataktan dışarı atmıştı. Odasındaki banyoda elini yüzünü yıkayıp dişlerini fırçaladıktan sonra baş ucunda duran boş bardağı alıp mutfağa inmişti. Ve işte Harmony'nin konuşmasına da o zaman tanık olmuştu. Yaptığı elbette yanlıştı ama kendisine engel olamamış ve konuşmayı dinlemeye başlamıştı. Harmony sırtı kapıya dönük bir şekilde mutfak tezgahının önünde durmuş biriyle konuşuyordu. Ama görebildiği kadarıyla elinde bir telefon yoktu. Bettra mutfakta başka biri olup olmadığını görmek için biraz eğilip içeriye göz gezdirmiş, kimseyi görememişti. Şöyle bir kulak kabartıp uzaklaşacağını düşünürken Harmony'nin kendi kendine konuştuğunu görmek olduğu yere mıhlanıp kalmasına neden olmuştu.

"Tanrım! Kendi kendine mi konuşuyor?! Hatta kendi kendine mi tartışıyor?! Evet bayan çok bilmiş! Bu durumun üstesinden nasıl geleceksin bakalım?" Bettra odada bir kapıya bir pencereye gidip geliyor gördüğü ve duyduğu şeylere bir anlam vermeye çalışıyordu. Aklına sadece iki mantıklı seçenek geliyordu: Ya mutfakta göremediği bir yerde biri vardı (Ki daha ikinci günden Bettra ya sormadan eve birini almışsa bu pek doğru bir davranış olmazdı) ya da cep telefonu yine göremediği bir yerde açıktı. Aynı anda iki seçeneğin de saçma olduğunu fark etti. Kız biriyle tartışıyordu. Yani karşısında kim varsa daha doğrusu kim olduğunu sanıyorsa o da bir şeyler söylüyordu. Ama Bettra Harmony'ninkinden başka bir ses duymamıştı. Kız kesinlikle kendi kendine konuşuyordu.

"Harika! Neden bütün garip insanlar beni buluyor?" diyerek yatağının ucuna oturup başını avuçlarının arasına aldı. Üç yıl kadar önce İstanbul Ortaköy'de bir falcının söyledikleri birden kendisini çok daha kötü hissetmesine neden oldu: "Yabancılardan uzak dur kızım" demişti yaşlı kadın. "Onlar sana sadece ölüm getirecek" Ne demek istediğini sormuştu Bettra, daha net bir şeyler söylemesini beklemişti ama kadın "Çok karanlık" diyerek kırışıklarla dolu solgun yüzünü buruşturmuş ve masadan kalkmıştı. Para bile almadan. Su'yla birbirlerine bakakalmışlardı. Birkaç saniye sonra yakın arkadaşı Su "Amaan boşversene delinin teki" diyerek gülmüş, gergin ortamı yumuşatmaya çalışmıştı. Bettra uzun bir süre kadının sözlerinin etkisinde kalmış ve yeni tanıştığı insanlarla yakınlaşması çoğu zaman mümkün olmamıştı. Ya çok resmi ya da paranoyakça davranışlarıyla karşısındakini bezdirdirten sonra ilişkileri daha başındayken kopmuştu. Zamanla olayın etkisi azalmış, hayatını zorlaştıran bu korkudan kurtulmak için korkusunun üzerine gitmeye, yeni arkadaşlarına ve hatta bazen yabancılara bile olduğundan çok daha sıcak davranmaya başlamıştı. Bilinçli olarak yapmamıştı ama Harmony'yi işe almasının nedeninin de bu olabileceğini düşündü. Hala bu saçma korkudan kurtulmaya, kendi kendine yabancılardan korkması için bir neden olmadığını kanıtlamaya çalışıyordu. Ve şu başına gelene bakın! Dün işe başlayan yardımcısını bu sabah mutfakta kendi kendine konuşurken bulmuştu. "Lütfen bir manyak omasın" diye fısıldadı biraraya getirip dudaklarının üzerinde birleştirdiği ellerine. Bir şeyler düşünmeliydi... Kalkıp kapalı olan kapısını usulca kilitledi ve yatağa uzanıp tavana bakmaya başladı. Belki de en doğrusu aşağı inip hayatında meydana gelen ani ve özel bir değişiklik nedeniyle buradan ayrılmak zorunda olduğunu dolayısıyla kendisiyle çalışma fırsatı bulamayacağını söyleyip Harmony'yi işten çıkarmaktı. Kız gerçekten delinin tekiyse ne olacaktı peki? Ya sinirlenip üzerine yürürse.. Diğer fikriyse şuydu: Hiçbir şey olmamış gibi davranıp onu uzaktan izleyerek gerçekte neler olduğunu anlamaya çalışabilrdi. Bu oldukça cesaret isteyen ama bir şekilde karşı koyamayacağı kadar cazip bir fikir gibi görünmüştü. Harmony başından beri biraz tuhaftı. Gizlediği bir şey varmış ya da bu işe zorla başvurmuş gibi. Kim bilir belki de gerçekten zorla başvurmuştur. Onun kadar güzel ve çekici hangi kız başka bir hemcinsinin evinde temizlik yapmak isterdi ki? Herhangi bir model ajansına başvurması o anda işi alması anlamına gelirdi. Yine de bir manyağa benzemiyordu. Gözleri ışıl ışıldı. Zekiydi. Konuşmayı çok sevmiyordu. "Tamam belki ben bir manyak uzmanı değilim ama yine de bir insan kafadan çatlak olsa az çok anlaşılır heralde. Tabi şu filmlerde izlediğim gibi iki kişilikli biri değilse.." Tam bu sırada kapısı çalındı. Tak tak!

Bettra nefesini tutup bekledi. "Şimdi ne yapacağım?" Zaman kazanmak için: "Bir dakika lütfen Harmony" diye seslendi. Harmony "Sadece kahvaltıyı hazırladığımı söyleyecektim. Seni aşağıda bekliyorum" dedi ve Bettra uzaklaşan ayak seslerini dinledi. Az önce yaklaştıklarını hiç duymamıştı. Yutkunup ayağa kalktı ve o anda aklına Harmony'nin bu sıralar yapmayı planladığı bir konuşmayı sesli olarak prova yapıyor olabileceği aklına geldi. Evet tabi ya! Niye deminden beri aklına gelmemişti ki? Bunu Bettra da sık sık yapardı. Bir nedenle gergin, heyecanlı bir konuşma yapması gerekecekse mutlaka önceden neler söyleyeceğini düşünür ve bazen de sanki karşısında o kişi varmış gibi söylemeyi planladıklarını seslendirirdi. Harmony de işte tam bunu yapmış olmalıydı. Dakikalardır hızla çarpan kalbi rahatlayan içiyle biraz yavaşlamıştı. Banyoda tekrar yüzünü yıkayıp toparlanmaya çalıştı. Aynaya bakıp kendi kendini soktuğu bu gereksiz gergin durum karşısında gülümsedi ve rahat bir soluk alarak mutfağa inmek üzere odasından çıktı.

8 yorum:

  1. ama böyle hiç olmadık zamanlarda kesiyorsun ya olmuyor yahu merakla bekliyoruz devamını :))

    YanıtlaSil
  2. Himmm kahvaltıda neler olacak acaba ? :)) Kasıtlı yaptıgım bir şey değil değil aslında :( Yorulduğumda ya da tıkandıgimda 'haayydi bakalım okuyucuya' diye yolluyorum yazdığım kadarını :)
    Teşekkür ederim ilgine Beenmaya :)
    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  3. Blogumda ki kosede senin sitende basligin degistigini gordugum anda ben de urperiyorum :-))))

    YanıtlaSil
  4. Ben de senin bu merak eder halinle cooook mutlu oluyorum :)

    YanıtlaSil
  5. Heyecan verici bir öykü bu yahu :) bravo yani!Arkası yarın mı bu :)

    YanıtlaSil
  6. Cok tesekkur ederim Bolat :) Valla evet biraz oyle oldu gibi.. :)

    YanıtlaSil
  7. valla tüm stresimi alıyor okudukça ama sonraları stresim artar mı bilemem:=)

    YanıtlaSil
  8. Evet stres dalgalanmalari yasayabiliriz :))

    YanıtlaSil